Wednesday, September 19, 2012
Sadece okumak, öğrenmek, müzik dinlemek, film izlemek, tabiatta dolaşmaya çıkmak istiyorum. Oysa bunların dışında ne varsa, var hayatımda. Hayır, şükrediyorum elimde olanlara, binlerce kez şükrediyorum ama elimde olanlar olmayanların yokluğunu hissetmeme engel olmuyor ki. Hiç sevmediğim bir işim var, en büyük dert kaynağım o. Hayatımı işgal etmiş,uyanık ve hatta uykudaki zamanlarımı doldurmuş, evime, aileme ve tabii ki kendime bir şey bırakmamacasına öyle ki. Şu anda yine anlamsız bir görevle boğuşmam gerek ama ben oraya buraya kaçıyorum sırf onu yapmamak için, sanki kaçabilecekmişim gibi. Başka hayatlar ne kadar cazip gelir insana, sanki onların hiç sıkıntısı, derdi yokmuş gibi. Kim bilir kaç kişi benim olduğum yerde olmak isterdi diye düşünüyorum. Ne rahatsız bir ruhum var, her şey batıyor sanki bana. Bu hâlimle bu çocuğu nasıl "normal", huzurlu, "uyumlu" biri olarak yetiştirebilirim ki? Hoş daha şimdiden nasıl sinirli ve sabırsız olduğunu görüp bu yaşının getirdiği bir şey mi yoksa benden sızan zehirlerle mi malûl bilemeyip bir de buna kahroluyorum.
Tuesday, September 4, 2012
uyuyamamak
Bir şehirden bir şehire gitme süresi olabilecek 7 saati yatakta uyumaya çalışmaktan bitap düşerek, yine de uyuyamayarak geçirmek, düşünmek, hatırlamak, umutlanmak, ümitsizliğe kapılmak, git gide güçten düşmek, okumak, yazmak, dua etmek, bebeği izlemek, fotoğrafını çekmek, eski fotoğraflara bakmak, sıkılmak, sıkılmak, sıkılmak.
Subscribe to:
Posts (Atom)
