Tuesday, January 7, 2014
yeniden...
sevgili blogum, biliyorum seni çok ihmal ettim. bugünden itibaren sana daha fazla zaman ayırmaya karar verdim ama bu karara ne kadar sadık kalabilirim onu da bilmiyorum. aslında yazacak o kadar çok şey var ki... çok mu önemli benim yazıp yazmamam deyip şimdiye dek toplasan bir sayfa ancak tutacak kadar yazmışım 2007'den beri. şimdi ne değişti? farklı mı düşünmeye başladım? yooo, aslında hiç farklı düşünmüyorum. birden içimden yazma isteği geldi sadece. o kadar bezgin, çaresiz ve bıkkın hissediyorum ki. ister inan ister inanma derdim kimsenin okuması da değil. aslında kimse okumasa, hele hiç yorum yapmasa daha da memnun olacağım. belki böyle bir opsiyon vardır da ben bilmiyorum hakikaten. öğrenirsem sadece kendim için yazmayı bunu yaparım. ben ben ben. biliyorum sıkıcı birinin kendinden bahsetmesi sürekli. ama içimi dökmek istiyorum ben buraya; annelik, yemek, dekorasyon, moda, sinema, edebiyat, tasarım, gezi hakkında görüş, bilgi, beceri, yaklaşım veya ürünlerimi sergileme derdinde değilim. böyle blogları küçümsemek değil niyetim, tersine internetteki zamanımın çoğunu böyle alanlardaki verimleri izleyerek geçiriyorum. yukarıda yazdıklarım dahil yazmadığım daha pek çok şeyle de ilgileniyorum, sanat, felsefe, tarih, müzik, astronomi, inançlar, kültürler yani sosyal antropoloji, vs vs... bunlar hakkında yazar mıyım, yazmaz mıyım bilemiyorum, benim derdim içimi dökmek, herkese açık bir ortamda ne kadarına tahammül edebilirsem, cesaret edebilirsem o kadar...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment