Sevgili bloğum. Bir sene daha geçti, dünya koskoca bir tur daha tamamladı hayat kaynağımızın çevresinde ve o kadar çok şey değişti ki hayatımda ama bazı şeyler hiç değişmedi... Geçen yılbaşı ondan bahsetmişim, ve bunu unutmuştum, ta ki 21 kasım akşamına kadar, o gün tekrar bloğum aklıma gelene dek. O gün meğer bir dönüm noktasıymış, o an bunu bilmiyordum. Ertesi günden itibaren, yani 26 yıl önce başka bir dönüm noktasının yaşandığı gün yine hayatım dönüştü. Zaten 23 ağustostan beri yaşadığım kaos kasırga gibi benliğimi, iç dünyamı birbirine katmış, savurmuştu. Şimdi bu ağır hasarın içinden çıkmaya, kendimi, ağır yaralarımı onarmaya çalışıyorum. Benim olmasını hayal bile edememiştim. Ve olmadı da. Bu yaşadıklarım o kadar inanılmaz geliyor ki. Oysa hayatım hep böyle değil mi, savrulmalar, ağır hasarlar ve her savaştan mağlup ve yıkılmış çıkan ben. Çok üzgünüm. Memed'i bu kadar kırdığım için en çok da.
Ah mine'l aşk...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

No comments:
Post a Comment